» Davut Akdı






Adı : Davut
Soyadı : Akdı
Doğum Yeri : İstanbul
Doğum Tarihi : 1959
Kazanma Yüzdesi : %- ( Son Güncelleme : 2009-11-26 )
İkiliye Girme Yüzdesi : %- ( Son Güncelleme : 2009-11-26 )

 

Hakkında yeterli bilgi bulunmayan jokeylerin dökümanlarını gönderin yayınlayalım. info @ jokeyler.com ya da iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.

 Bu mesajı Facebook ta paylaş

Şampiyon kardeşlerden birisi, Süleyman Akdı'nın kardeşi Davut Akdı.

1974 yılında ilk yarışını koşan akdı, 2004 yılına kadar jokeylik görevini devam ettirdi.

2004 yılında TJK Apranti okulundan teklif alınca orada jokey yetiştirmek için hocalığa başladı.

Kökenini bir röpörtajında şöyle açıklıyor; Babam aslında Mekke Medine'den gelme. Babamın sülalesi oradan İzmir'e köle olarak gelmiş. Zaten Arap Davut lakabı da oradan geliyor. Bize güzel bir soyad bırakmış. Allah'a çok şükür biz de bu soyadı sürdürmeye devam ediyoruz.

Bu zevkli röpörtajın bir kısmı ise şöyle devam etmiş.

- Antrenör olmayı düşündünüz mü?

Çok yakında yurtdışında antrenörlük kursuna başlayacağım. Siz gelmeden önce yine konuştum Almanya'yla. 3 ay ya da 6 ay kadar Almanya'da kurs göreceğim.

- Peki Avrupa'da antrenörlük sistemi ile buradaki arasında çok mu fark var?

Aslında şu an çok da birşey söyleyemiyorum. Gidip göreceğiz. Benim 40 yıllık tecrübem bana yeter mi, yoksa onlar mı daha iyi? Onun kıstasını orda yapacağım. Ama kesinlikle bana faydası olacaktır, ona inanıyorum. Burada büyük ekürilerden antrenörlük konusunda teklifler geliyor. Almanya'dan sonra bunları değerlendireceğiz artık. Yani yaklaşık 1 sene sonra bu düşüncelerimi hayata geçirmiş olacağım.

- Bazı jokeylerimiz şuan yoklar pistlerde. Bir Kazım Melike, bir Gökhan Gül, bir Akın Özdeniz.. Bu jokeylerimiz neden geri plandalar? Yeni jenerasyon mu çok iyi, yoksa bu jokeyler mi hata yaptı?

Bu camiaya hep yeni insanlar giriyor. Bir sirkülasyon var. Örneğin Akın Özdeniz. Kazanmadığı büyük yarış yoktur muhtemelen. Benim de çok sevdiğim bir kardeşim, hatta çocukluk arkadaşımdır. Nerden baksanız 2 bin tane yarış kazanmış, 30-35 yıl vermiş bu mesleğe. Burda vefasızlık yok mesela. 35 yıl az bir süre mi, değil. Herkes yerinde durmuyor tabii ki. Her meslekte böyle. Bir inişi, bir çıkışı var. Bunun yanında yeni çocuklar geliyor. Biniş stillleri çok değişik, Avrupai biniyorlar. Atçılar da, insanlar da bir değişiklik istiyor. Yeni isimler istiyor, yeni biniş istiyor. Ben de bakıyorum şimdi, biz de zaman zaman çok kötü binmişiz.

Ağabeyim Süleyman Akdı, Kazım Yıldız gibi jokey bir daha Türkiye'ye gelmez belki ama onlar o zaman şimdiki stille binseler çok daha farklı olurdu.

"AVRUPAİ STİL BİNEN BAŞARILI JOKEYLERİMİZ VAR"

- Kimi beğeniyorsunuz bu yeni jenerasyon içersinden?

Özcan Yıldırım, Deniz Yıldız, Gökhan Yıldız, Akın Sözen.. Bu çocuklar güzel biniyorlar. Bizler çok dik biniyorduk, zağmayı yanlış kullanıyorduk. Belki çok kabiliyetliydik ama bu yeni gençlerin teknikleri bizde yoktu. Güzel biniyorlar, stilleri de güzel. Biraz da yeteneklerini harmanlayınca ortaya çok güzel birşey çıkıyor. Seyricinin hoşuna gidiyor, benim hoşuma gidiyor, at sahibin hoşuna gidiyor. İnsanlar artık bütün Avrupa yarışlarını izliyor. Oradaki jokeylerin stillerini, ata binişlerini görüyor. Bunların hepsi bir araya gelince bizler için de, seyirci için de, at sahibi için de güzel şeyler bunlar. Yeni yeni çocuklar yetişiyor.

- Davut hocam ideal jokey nasıl olmalıdır sizce?

Öncelikle fizik olarak, kilo olarak kendine çok iyi bakacak. Teknikleri ve binişleri iyi olacak. Ama aynı zamanda yetenek ve biniş zekası da olacak ki dört dörtlük jokey olmaya doğru gidebilsinler. Yarışı okuması lazım, bineceği atı çok iyi tanıması lazım. Kendini daima geliştimesi lazım. Bunları bir araya topladığın zaman çok iyi jokey çıkıyor.

- Jokeylerin beslenme şekilleri var mıdır?

Sporcunun tam olarak profesyonelce yaşaması lazım. Benim yarıştığım zamanlar kilom çok güzeldi. Ben istediğim kiloda ata biniyordum. En son 3 sene önce bindiğim zaman 50 kiloya binmiştim. O kadar iyi bakıyordum kendim. Şimdi 65 kiloya çıktım. Ben yarış olsun olmasın her gün 5 kilometre koşardım. Bunu herkes bilir yani.

- Bindiğiniz atları çalıştırır mıydınız?

Mutlaka çalıştırırdım. Benim jokeyliği bırakmamın nedenlerinden bir tanesi de bunlar. 30 sene boyunca tüm bineceğim atları ben kendim çalıştırdım.

- Jokeylerimiz nerdeyse tüm illere gidiyorlar. Doğru mu sizce?

Bence bir jokey 2 tane il seçmesi lazım. Orada uzmanlaşması lazım. Bir jokey bana sorarsanız ne kadar çok gezerse başarısı düşer. Pek çoğu İstanbul'da, Ankara'da, Bursa'da nerede olursa biniyor.

- Jokeyler at sahiplerini kıramadıkları için mi yoksa sözleşme gereği mi?

Maddiyattır. Bu sefer dikkatler dağılıyor. O zaman jokey Ankara'daki, İzmir'deki atı tanımıyor. Numarasını bile padokta görüyor. Bizim zamanımızda öyle şey yoktu.

- Jokey arkadaşlarımızın konstrasyonu açısından günlük moral verecek bir odada onlarla konuşacak bir şeyler olması gerekir mi?

Bunlar çok önemli şeyler, bizim düşündüğümüz şeyler. Bence de olması gerekir. Bir image maker gibi yani. Giyiminde, kuşamında, özel hayatına karışacak profesyonellere ihtiyaç var. Bu dünyada böyle yapılıyor. Bana 20 yaşında ABD'den teklif geldi. Ama askerliğim yüzünden gidemedim. Şimdiki aklım olsa bir dakika durmaz giderdim. Burada da gençler yarışsınlar şimdi. 15 yaşında şimdi ata biniyorlar. Çalışsınlar 7-8 sene. Ortamını güzel sağlasınlar sonra yurtdışına açılsınlar. Bundan Türkiye'de gurur duysun.

"BABAMA HAKSIZLIK YAPILDI"

- Hocam aileniz adına düzenlenen koşu ile ilgili ağabeyinizin kupa merasimi sırasında oluşan olaylarla ilgili açıklamaları var? Ağabeyinize katılır mısınız?

En son meydana gelen olayda ben Bursa'da ata biniyordum. Benim bundan haberim yoktu. İşimi çabuk bitirerek gemiyle geldim. Abim beni arayacağını, yarışın ardından kupa merasimi yapmayacaklarını söyledi. Yarış koşulacak, kupada yok ortada. Kupayı zaten biz veriyoruz. Abim biz oraya çıkmadıktan sonra, hiç bir anlamı kalmayacağını belirterek, 'Koşturmayalım öyleyse' dedi.

- Ben başka ekürilerinde aynı şekilde düşündüklerini tahmin ediyorum. Ben bir an kendimi sizin yerinize koyuyorum. Kupayı bir başkasının çıkıp vermesi kötü bir olay?

Kimse kupa felan vermiyor. Biz orada Padoğa çıkıyorduk. Orada 10 dakika süren bir seramoni yapıyorduk. İnsanlara hediyelerini veriyorduk. Babamı tanıyan insanlar geliyor kucaklaşıyordu bizimle. O zevki biz orada tadıyorduk. O zevki orada tadamadıktan sonra adına bir yarış düzenlenmesinin hiç bir önemi kalmıyor. Babam buraya çok emek verdi. 50 sene yarış binmiş benim babam. Kaç tane Gazi yarışı kazanmış, cumhurbaşkanlığı Kupası'nı kazanmış. Bizim gibi aile çok az burada. Babam binmiş, abilerim binmiş ben binmişim. İki tane yeğenim at bindikten sonra şimdi antrenörlük yapıyor adamlar.

- Oğullarınızın jokey olmasını ister miydiniz?

Yok yok. Geçmişte de istemedim.

- Apranti okulunda sizin eğitim yaptığınız eski atlar var. Bunlar yeterli mi? At sahipleri size hediye etseler kabul eder miydiniz?

Onlar bizi çok destekliyorlar. Bu arada Şerafettin Gedik Bey'e çok teşekkür ediyorum. Şimdiye kadar apranti okuluna at verme hususunda çok destek oldular. Her zaman kendilerine teşekkür ediyoruz. Kendisinin yüreği ve kalbi bir. Biz atlarımızda sürkilasyon yapıyoruz. Birisi at veriyor. At okulda çok rahat ediyor. Haftada bir gün istirahati var. Sakatlanmaması için gayret sarfediyoruz. At sahibi burada verdiği atı görüyor. Biz de atlarına çok iyi bakıyoruz.

-Kaç at var hocam?

20 tane at var. 2 tane arabımız var. Çalıştırırken daha çok İngiliz atlarıyla çalıştırıyoruz. Çünkü jokeyliği iyi öğrensinler diye. Biniş stillerini arap atlarında yakalayamayız. Dünya normlarındaki binişi İngiliz atlarında yakalıyor.

-İngiliz biniciliği öğrenen jokeyler Arap atlarında bir sıkıntı yaşıyorlar mı?

Arap atı jokeyi bozuyor. Jokeylerin en büyük şanssızlığı Arap atıyla İngilizin karışık olmasından dolayı. Arap yarışları daha fazla ülkemizde. Avrupa'da ise tüm yarışlar İngiliz atıyla oluyor. O yüzden İngiliz stilini hiç bozmuyor.

"SÜLEYMAN AKDI'NIN KARDEŞİ OLMAK DEZAVANTAJDI"

- Ağabeyiniz Süleyman Akdı ile aynı dönemde binmek, şans mıydı yoksa dezavantaj mıydı?

Dezavantajdı. Eğer benim soyadım farklı olsaydı şimdi olduğum yerden çok daha farklı yerlerde olurdum. Ben hakikaten çok iyi jokeydim ama en büyük şanssızlığım abim gibi bir jokeyin gölgesinde kaldım. Abim kötü bir jokey olsaydı ben daha ön plana çıkardım. Ama şimdi insanlar iki koltuğa iki karpuz koymuyorlar.

- Ağabeyinizle son 300'de hiç kapıştınız mı? Aranızda hiç konuşur muydunuz?

Çok yaptık, ama aramızda hiç konuşmazdık. Abimle ben yarış içerisinde çok kafa kafaya gelirdik, yarış içerisinde. İkimizde böyle bir durumda gücümüzden daha fazlasını harcardık. Aramızdaki yarışlarda sürekli değişik şeyler gündeme geliyordu. Bunlar şimdi benim aklıma bile gelmiyor. Ancak sorulursa cevap verme ihtiyacı duyuyorum. Karakterimiz buna müsait değil. Bizi bilen biliyor. Bunları kasıtlı olarak sırf bizi baltalamak için söylüyorlar.

- Süleyman Akdı belli bir ivme kazandığı dönemlerde hep 200 puanlı atlara binerdi. Şimdi siz yarış içerisinde Ağabeyiniz favori bir ata bindiğinde özel olarak geçmeye çalışır mıydınız?

Özellikle geçmeye çalışırdım. Ağabeyimle rekabet vardı aramda. Yarışa bindiğim zaman Ağabey-Kardeş ilişkisi bir tarafa atılır. Antrenör var, At sahibi var, seyis var. Atı tabelaya soktuğunda para alıyorsun. Duygusallık olmaz bu işte. Sen hem kendin için koşacaksın, hemde yarışsever var orada sana oyun oynuyor. Sen orada artık onları düşünmemelisin. O yüzden tüm yarışları kazanmak için binerdim.

-Her at sahibi jokeyine güzel bir start al 4. kulvara gir derdi. Burada insiyatif kullanır mıydınız?

Antrenörün söylediğini uygulayacaksın, ama ikinci olarak sen insiyatif alacaksın. İyi jokeylik, yaratıcılık burada çıkıyor ortaya. İyi jokeyliği insanlara tepsinin içinde vermiyorlar. Tempoyu okuyacaksın, önündeki ve arkandaki atlara bakacaksın, yarıştan önce atları etüd edeceksin. Antrenör sana konuşurken, sen de rakiplerine bakacaksın.

-Padokta hangi atın iyi olduğunu veya kazanacağını anlayabilir miydiniz?

Anlayabilirim.

- Hocam bir iki done versenizde yarışseverlerimiz de mesela nelere dikkat etsinler?

Ben bir ata baktığımda atın rengine bakarım. Doru ise rengine bakarım. Bunun bazen rengini beğenmem bazıları güzel olur. Kilosuna, atın sağrısına bakarım. Burada da bizim profesyonelliğimiz yani 40 sene konuşuyor. 30 saniye içerisinde 20 atında nasıl durumda olduğunu çözerim. Bazı atlar yarıştan önce ter yapar. Bazı atlar ise sinir yapar. Bu atlar koşularda eksik koşar.

- Stil olarak sprinter atlarımı tercih edersiniz?

Sprinter atlar güzel olur, çünkü sprinter at jokeyi yormaz. Ben çok soğukkanlı binerdim ata.

- Şu anda sizin stilinize benzer jokeyler var mı? Koşanlar arasında.

5-6 çocuk Avrupa stili biniyor. Seyir zevki veriyor binişleri. Çok hoşuma gidiyorlar. Öğrencilerime de o stili öğretiyoruz. Dünyanın en iyisi ve bizim çocuklar da aynı tarz biniyor.

- Hocam şimdiki jenerasyon size göre daha mı şanslı?

Her yerde yarış var. Bizim zamanımızda İzmir, İstanbul, Ankara vardı. Şimdiki gençler daha şanslı. Çağ gelişiyor.

- Jokeyler çok para kazanıyor mu?

10-15 tanesi kazanır. İyi, kendini geliştiren, şanslı, çok çalışan jokeyler kazanır. Ne çocuklar var, çok kalibiyetli şans bulamıyor. Çocuk eriyip gidiyor. Ekürisini bulamıyor, kendisini göz önüne atamıyor. Çocukta da moral bozukluğu oluyor. Güvensizlikte beraberinde geliyor. Bu işte çok iyi kendisini yenileyen insanlardan biriyim. Bu iş ne gerektiyorsa hepsini biliyorum. Zaman da bunları bana gösterdi. Bunları düşünüyorum, nedenini araştırıyorum herşeyin. Esasında ben bir nehirim. Bunların hepsini ben yaşadım. Nasıl faydalı olabileceğimi düşünüyorum.

"JOKEYLER KENDİLERİNİ GELİŞTİRMELİ"

- Jokey düzenli hayat yapmalı ve kitap okumalı mı?

Bilime çok inanır ve onun yolunda giderim. Bir insan özel ve iş hayatında kendini yenilemeli. Eleştiriye açık olmalı. İnsanlar çok güzel fikirler üretiyorlar. Bu benim çok hoşuma gidiyor. İşini iyi yapan insan ciddi olarak elindeki işi yapar. Okuyacaksın, yabancı dil öğreneceksin, tiyatroya gideceksin, gazete okuyup televizyon seyredeceksin.

- Ata binmeden önce bir uğurunuz var mıdır?

Olmaz olur mu? Karımı ve çocuklarımı öpmeden at binmeye gitmezdim. Karımdan şans istemeden, besmele çekmeden hayatımda at binmedim.

- Jokey ile at arasında ilişki nasıldır. Yarış içerisinde konuşurlar mı?

Konuşmazsın, atın üzerine bindiğin zaman seversin atı. Atı rahatlatman lazım. Atın ne istediğini vermen lazım. Atın yarış koşacağı 5 dakka çok önemlidir. Bazı atın önünden sinek geçer konsantasyonunu kaybeder. Jokeylik basit birşey değildir. Atı çok iyi tanıman lazım. Onu çok iyi etüd etmen lazım. Atı çok seveceksin. Bunların hepsini toplayıp başarıya öyle gideceksin.

-At kazandığını hisseder mi?

At çok şeyi hisseder. Atı sal burdan, at çıktığı yeri, duracağı bilir. At yapacağı herşeyi düşünür. At asil bir hayvan. Sirke hanımla gittik. Oradaki atların yaptıkları akıllara durgunluk verir. Ben orada ağladım. Bütün herşeyi at ayarlıyor. At son sürat olduğu yerde dolaşıyor. Bunları sadece at yapabilir.

"HEP SÜRPRİZ ATLARLA YARIŞ KAZANMIŞIMDIR"

- En yüksek geldiğiniz ganyanı hatırlıyor musunuz?

Ben hayatımda 800 tane sürpriz atlarla yarış kazandım.

- Müzik olarak nelerden hoşlanırsınız?

Türk müziğini çok severim. Zeki Müren'i, Müzeyyen Senar'ı dinlerim. Zeki Müren'den sonra müzik zevkim gitti. Ayşe Taş, Emel Taşçıoğlu, Neşet Ertaş'ı severim.

- Hangi takımı tutuyorsunuz?

Ben Beşiktaşlıyım. Eşim çocuklar Galatasaraylı.

-Beşiktaştan memnun musunuz?

Üzülüyorum Beşiktaş'ın durumuna. Kimse hata yapmak istemez. Ben spor yaptığım için onlarda insandır hata yapar. Şimdi kalkıp bir mazeret aramanın anlamı yok. Başarısızlık uzun sürerse kötü. Son bir kaç yıldır kötü gidiyor. Yanlış olan şeyler vardır. Kimseden etkisi altında kalmadan Beşiktaşlıyım. Ben iyi oynayanı alkışlarım. Fenerbahçe'de Alex'i izlemek hoşuma gidiyor. Futbol oynamayı çok seviyorum. Haftada bir gün halı sahada maç oynuyoruz.

-Boş zamanlarınızda neler yaparsınız hocam?

2.5 yıldır öğlen 13.30'dan sonra boş zamanım oluyor. Kafamda günün kritiklerini yapıyorum. Çocuk bir hata yapıyor, onu düşünüyorsun. Biz öğrencilerimize cezalandırma olarak çocuğa, küfür ve dayak yoktur. Çocuğa bir gün at bindirmezsin. Galop gününde kenter yaptırırsınız. Ona at bindirmediniz mi zaten anlarlar. Başka türlü ceza olmaz.

- Biraz da yengeye dönelim. Bize eşinizi nasıl tarif edersiniz?

Dünyanın en iyi insanı. Çok iyi bir baba.

- Jokey eşi olmanın zorlukları var mıydı?

Çok fazla zorlukları vardı. Çok titizdir. Herşeyi saatli olsun ister.

- Davut Akdı duygusal mıdır?

Çok duygusaldır. Köpeğimiz vardı, onu çok seviyordu. Köpeğimizi çaldılar. Bir haftadır yemeden içmeden kesildi. Perişan olduk.

Davut Akdı: Sivas kangalımızı çaldılar. Onu çok seviyorduk.

Röportaj: Bülent Çulhaoğlu - Mehmet Ercan Fırtına
kaynak:sporx

Jokeye Oy Verin

33 Ortalama: 9.2/10 (17 oy)